Sure anlamları 2

2009-02-18 20:33:00

SURE ANLAMLARI-2


20- HÜMEZE SURESİ

Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan çekiştirip kaş göz hareketleriyle alay edenlerin vay haline! (O) malının kendisini ebedi kılacağını mı zannediyor? Hayır asla! O mutlaka hutame’ye atılacaktır. Hutame’nin ne olduğunu bilir misin? O kalplerin içine işleyecek Allah’ın tutuşturulmuş bir ateşidir. Cehennemlikler dikilmiş direklere bağlı oldukları halde o ateşin kapıları üzerlerine kapatılacaktır.

21- ASR SURESİ:

Asra yemin ederim ki, insan muhakkak hüsrandadır. Ancak iman edenler, Salih amel işleyenler ve birbirlerine hakkı tavsiye edenler böyle değildir.

22- TEKASÜR SURESİ

Çoklukla övünmek sizi kabirlere varıncaya (yani ölünceye) kadar oyaladı. Hayır; ileri de bileceksiniz! Yakında yanıldığınızı anlayacaksınız. Eğer bunu yakinen anlasaydınız, elbette bunu yapmazdınız. Cehennemi mutlaka göreceksiniz. O cehennemi muhakkak göreceksiniz. Sonra o gün nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz.

23- GARİA SURESİ:

Yürekleri hoplatan bir felaket Nedir o yürekleri hoplatan felaket? Yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen bilir misin? O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır. Dağlarda atılmış renkli yün gibi olacaktır. İşte o vakit kimin tartıları ağır gelmişse, artık o hoşnut olacağı bir hayat içinde olacaktır. Ama kimin de tartıları hafif gelirse işte onun anası (yani varacağı yer Haviyedir. Sen Haviye’nin ne olduğunu ne bileceksin? O kızgın bir ateştir.

24- ADİYYAT SURESİ:

Soluk soluğa süratle koşan (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür. Hiç şüphesiz o mal sevgisi sebebiyle çok katıdır. Acaba o bilmiyor mu ki kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her halinden mutlaka haberdardır.

25- ZİLZAL SURESİ:

Yer şiddetle sarsıldığı, içindeki ağırlıklarını dışarı çıkardığı ve insanın: ‘Ona ne oluyor’ dediği zaman, işte o gün, Rabbinin kendisine bildirmiş olması dolayısıyla, yer bütün haberlerini anlatır. O gün insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek için bölük bölük çıkacaklardır. Her kim zerre miktarı hayır işlemişse onu görecektir. Kim de zerre miktarı kötülük işlemişse onu görecektir.

26- BEYYİNE SURESİ:

Kitap ehlinden ve müşriklerden inkâr edenler, kendilerine apaçık bir delil, içinde dosdoğru hükümlerin yer aldığı tertemiz sahifeleri okuyan bir peygamber gelmedikçe küfürlerinden vazgeçecek değillerdi; fakat kendilerine kitap verilmiş olanlar, ancak kendilerine apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düşmüşlerdir. Oysa onlar dini yalnız Allah’a has kılarak ve doğruya yönelerek Allah’a ibadet etmekten, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmamışlardı. Zira dosdoğru din bu idi. Fakat kitap ehlinden ve müşriklerden inkâr edenler içinde ebediyen kalacakları ateştedirler. İşte halkın en şerlileri bunlardır. İman eden ve Salih amel işleyenler ise bunlarda halkın en hayırlılarıdır. Bunların Rableri katındaki mükâfatları içinde ebediyen kalacakları altından ırmaklar akan adn cennetleridir. Allah onlardan hoşnut olmuştur. Onlarda Allah’tan hoşnut olmuşlardır. Bu mükâfat Rablerinden korkan kimseler içindir.

27- KADİR SURESİ

Şüphesiz biz Kuran’ı kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Cebrail, o gece Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tan yeri ağarıncaya kadar süren bir selamettir.

28- ALAG SURESİ:

Oku! Yaratan Rabbi’nin adıyla oku. O insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı. Oku’ Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O rab ki kalemle yazmayı öğretti. İnsana bilmediğini de öğretti. Fakat hayır; insanoğlu kendisini zengin görünce yine de azıyor. Oysa dönüş elbette rabbinedir. Bir kulu (yani peygamberi) namaz kıldığı zaman namaz kılmaktan yasaklayan kimseyi bana haber ver. Haber ver, ya o (peygamber) doğru yolda ise veya takvayı emretmiş ise. Yine haber ver, ya bu adam hakkı yalanlamış ve ondan yüz çevirmiş ise. O adam, Allah’ın kendisini gördüğünü hiç bilmez mi? Fakat hayır, bu yaptığına son vermezse onun alın saçından o yalancı, günahkâr alnından mutlaka yakalarız. (Cehenneme atarız.) İşte o zaman meclisini (yani kendi taraftarlarını) çağırıp toplasın. Biz de cehennem zebanilerini çağırırız. Hayır, sakın ona iteat etme, Allah’a secde et ve (yalnızca O’na) yaklaş.

29- TİN SURESİ:

İncir ve zeytine, Sina dağına ve şu emin beldeye (Mekke) yemin ederim ki biz insanı en güzel bir şekilde yarattık. Sonra da iman edenler ve Salih amel işleyenler hariç, onu aşağıların en aşağısına ittik, iman edip Salih ameller işleyenlere ise devamlı ecir vardır. Artık bundan sonra ceza günü konusunda seni kim yalanlayabilir. Allah hüküm verenlerin en üstünü değil midir?

30- İNŞİRAH SURESİ:

(Ey Muhammed) Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? Sırtına ağır gelen yükünü senden kaldırıp atmadık mı? Senin şanını ve ününü yüceltmedik mi? Muhakkak ki her zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır. Boş kaldın mı hemen başka işe koyul ve yalnız Rabbine yönel.

31- DUHA SURESİ

Kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye yemin ederim ki (ey Muhammed) Rabbin! Ne seni terk etmiştir ne de sana darılmıştır. Gerçekten senin için ahiret dünyadan daha hayırlıdır. Muhakkak Rabbin sana verecek sende hoşnut olacaksın. O seni yetim bulup barındırmadı mı? Seni fakir bulup zengin etmedi mi? Öyleyse sakın yetimi ezme. El açıp isteyeni de sakın azarlama ve Rabbi’nin nimetini minnet ve şükranla an.

0
0
0
Yorum Yaz