Akaid (İman esasları)

AKAİD (İMAN ESASLARI)

Akaid hangi kelimenin çoğuludur?

Akaid akide kelimesinin çoğuludur.

Akaid sözlükte ne demektir?

Akide sözlükte gönülden bağlanılan, düğüm atmışcasına sağlam inanılan şey demektir.

Dini bir terim olarak akaid ne demektir?

Akaid islam dininde inanılması farz olan hususlar, iman esasları, dinin temel kural ve hükümleri anlamına gelmektedir.

İmanın Sözlük anlamı nedir?

İman sözlükte bir kişiyi söylediği sözde tasdik etmek, doğrulamak, söylediğini kabullenmek, gönül huzuru ile benimsemek, karşısındakine güven vermek, güvenlikte olmak anlamına gelir.

İmanın dini bir terim olarak ne demektir?

İman Hazreti Peygamber’i Allah’ü Tela’dan getirdiği kesin olarak bilinen hükümlerde tasdik etmek, onun haber verdiği şeyleri tereddütsüz kabul edip bunların gerçek ve doğru olduğuna gönülden inanmak demektir.

İman kaça ayrılır?

İman inanılacak hususlar açısından ikiye ayrılır. 1-) İcmali iman, 2-) Tafsili İman.

İcmali iman ne demektir?

İnanılacak şeylere kısaca ve toptan inanmak demektir. İmanın en özlü ve en kısa şekli olan icmali iman, tevhit ve şehadet kelimelerinde özetlenmiştir. Tevhit kelimesi: Lailahe illallah Muhammedun Resulüllah. (Allah’tan başka tanrı yoktur. Muhammed onun elçisidir.) cümlesidir. Şehadet kelimesi de: Eşhedü ella ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu verasülüh. (Ben Allah’tan başka hiçbir tanrı olmadığına Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğuna inanır ve şahitlik ederim) ifadesidir.

Tafsili iman ne demektir?

İnanılacak şeylerin her birine açık ve geniş şekilde ayrıntılı olarak inanmaya tafsili iman denir. Tafsili iman üç derecede incelenir. Birinci derece, Allah’a, Hazreti Muhammed’in Allah’ın peygamberi olduğuna ve ahiret gününe kesin olarak inanmaktır. İkinci derece, Allah’a meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, öldükten sonra dirilmeye, cennet ve cehennemin sevap ve azabın varlığına, kaza ve kadere ayrı ayrı inanmaktır. Tafsili imanın ikinci derecesi amentüde ifade edilen prensiplerdir. Üçüncü derece Hazreti Muhammed’in Allah katında getirdiği, bize kadar ulaşan sahih bütün haberleri ve hükümleri tasdik etmektir.

Taklidi ve tahkiki iman ne demektir?

Delillere dayalı olmaksızın sadece çevrenin telkini ile meydana gelen ve adeta kişinin islam toplumunda doğup büyümüş olmasının tabii sonucu olarak gözüken imana taklidi iman denilir. Ehlisünnet bilginlerinden çoğuna göre bu tür iman geçerli olmakla beraber kişi akli ve dini delillerle güçlendirmediği sürece sorumludur. Tahkiki iman ise delillere, bilgiye, araştırma ve kavramaya dayalı imana denir. Aslolan her müslümanın tahkiki imana sahip olmasıdır.

Amel ne demektir?

Amel, iradeye dayalı iş, davranış ve eylem demektir.

Amel imanın ayrılmaz parçası mıdır?

Ehlisünnet bilginlerine göre amel, imanın parçası, rüknü ve olmazsa olmaz unsuru değildir. Bu sebeple bütün dini esasları kalpten benimsemiş fakat çeşitli sebeplerle buyrukları yerine getirmemiş veya yasakları çiğnemiş olan kimse, işlediği günahı helal saymadığı müddetçe mümin sayılır.

İman artar ya da eksilir mi?

İman, inanılması gereken hususlar yani iman esasları açısından artmaz ve eksilmez. Bir kimse iman esaslarının hepsini kabul edip de bir veya birkaçına inanmazsa iman etmiş sayılmaz. Bu durumda iman gerçekleşmediğinden artma ya da eksilme olamaz. İman güçlü veya zayıf olma açısından farklılık gösterir. Kiminin imanı kuvvetli kiminin zayıftır. Kiminin imanı tam anlamıyla içine sinmiş kiminin ki yüzeysel kalmıştır.

İmanın Geçerli olmasının şartları nelerdir?

1-) İmanın dünyada hür iradeye dayalı bir tercih olması, baskı tehdit veya dünya hayatından ümit kesme durumunda gerçekleşmemiş bulunması gerekir.

2-) Mümin iman esaslarından birini inkâr anlamına gelen tutum ve davranışlardan kaçınması gerekir. Mesela Allah’a, peygambere inanıp da içkinin haram olduğuna inanmayan kimseye mümin denilemez.

3-) Mümin Allah’ın rahmetinden ne ümitsiz ne de emin olmalıdır. Korku ile ümit arasında bulunmalıdır.

İslam sözlükte ne demektir?

İslam sözlükte iteat etmek, boyun eğmek, bir şeye teslim olmak, esenlikte kılmak anlamlarına gelir.

İslam dini bir terim olarak ne demektir?

İslam terim olarak yüce Allah’a iteat etmek, Hazreti Peygamberin din adına bildirmiş olduğu şeylerin hepsini kalp ile tasdik edip dil ile söyleyerek, inandıklarını yaşamak, sözleri ve davranışları ile benimsediğini göstermek demektir.

Büyük günah ne demektir?

Bozgunculuğa sebep olan hakkında tehdit edici bir ayet ve hadis bulunan, işleyenin dünyada ve ahirette cezalandırılmasına sebep olan büyük suç ve davranışlara büyük günah denir.

Büyük günahlar nelerdir?

 Allah’a ortak koşmak, Ana babaya asi olmak, yalancı şahitlik, sihir yapmak, haksız yere adam öldürmek, yetim malı yemek, faiz, savaştan kaçmak, iffetli ve iman sahibi bir kadına zina iftirasında bulunmak.

İnanç Yönünden İnsanlar kaça ayrılır?

İnanç yönünden insanlar üçe ayrılır:

1-) MÜMİN: Allah’a, Hazreti Peygambere ve onun haber verdiği şeylere yürekten inanıp, kabul ve tasdik eden kimseye mümin denir.

2-) KÂFİR: İslam dininin temel prensiplerine inanmayan, Hazreti Peygamber’in yüce Allah’tan getirdiği kesin olan ve tevatür yoluyla bize kadar ulaşmış bulunan esaslardan bir veya birkaçını yahut da tamamını inkâr eden kimseye kâfir denir.

3-) MÜNAFIK: Allah’ın birliğini, Hazreti Muhammed’in peygamberliğini ve onun, Allah’tan getirdiklerini kabul ettiklerini söyleyerek, müslümanlar gibi yaşadıkları halde, kalpten inanmayan kimselere münafık denir.

Küfür ve şirk ne demektir?

Küfür kelime olarak örtmek demektir. Dini literatürde ise Hazreti Peygamberi Allah’tan getirdiği şeylerle yalanlayıp, onun getirdiği kesinlikle sabit dini esaslardan bir veya birkaçını inkâr etmek anlamına gelir.

Sözlükte ortak kabul etmek anlamına gelen şirk, terim olarak Allah Telanın tanrılığında, isim, sıfat ve fiilerinde, eşi dengi ve ortağı bulunduğunu kabul etmek demektir.

Şirk ile küfür birbirine yakın iki kavramdır. Aralarındaki fark, küfrün daha genel, şirkin ise daha güzel olmasıdır. Bu anlamda her şirk küfürdür; fakat her küfür şirk değildir.

Tekfir ne demektir?

Tekfir, müslüman olduğu bilinen bir kişiyi, inkâr özelliği taşıyan inanç, söz veya davranışından ötürü kâfir saymak demektir. İrtidat ise müslümanın dinden çıkması anlamına gelir. Dinden çıkana mürted denilir.

İman esasları nelerdir?

İslam dininin iman esasları ilmihal kitaplarında amentü terimiyle ifade edilir. İman esasları altı tanedir.

A-) ALLAH’A İMAN:

Allah’a iman, iman esaslarının birincisi ve temelidir.

Allah’ın sıfatları kaçtır ve nelerdir? Allahü Telanın 14 sıfatı vardır. Bunlardan altı tanesi Allah’ın zati sıfatları, sekiz tanesi ise subuti sıfatlarıdır.

Allah’ın zati sıfatları ne demektir, nelerdir?

Sadece Allah Telanın zatına mahsus olan, yaratıklarından herhangi birine verilmesi caiz ve mümkün olmayan sıfatlardır. Allah’ın zati sıfatları şunlardır.

1-) VÜCUT: Var olmak demektir. 2-) KIDEM: Ezeli olmak, başlangıcı olmamak demektir. 3-) BEGA: Varlığının sonu olmamak ebedi olmak demektir. 4-) MUHALEFETÜN LİL-HAVADİS: Sonradan olan şeylere benzememek demektir. 5-) VAHDANİYET: Eşi ve benzeri bulunmamak. 6-) KIYAM Bİ NEFSİHİ: Varlığı kendiliğinden olmak, var olmak için bir başka varlığa ihtiyaç duymamak.

Allahın subuti sıfatları nelerdir?

1-) HAYAT: Diri ve canlı olmak demektir. 2-) İLİM: Bilmek demektir. 3-) SEMİ: İşitmek demektir. 4-) BASAR: Görmek demektir. 5-) İRADE: Dilemek demektir. 6-) KUDRET: Gücü yetmek demektir. 7-) KELAM: Söylemek ve konuşmak demektir. 8-) TEKVİN: Yaratmak, yok olanı yokluktan varlığa çıkarmak demektir.

B-) MELEKLERE İMAN:

Sözlükte haberci, elçi, güç ve kuvvet anlamlarına gelen melek, Allah’ın emriyle çeşitli görevleri yerine getiren, gözle görülmeyen nurani ve ruhani varlıklardır.

Meleklerin özellikleri:

1-) Melekler nurdan yaratılmış, yemek, içmek, erkeklik, dişilik, uyumak, yorulmak, usanmak, gençlik, ihtiyarlık gibi fiillerden ve özelliklerden arınmış nurani varlıklardır.

2-) Melekler Allah’a isyan etmezler, Allah’ın emrinden çıkmazlar, hangi iş için yaratılmış iseler o işi yaparlar.

3-) Melekler, son derece süratli, güçlü ve kuvvetli varlıklardır.

4-) Melekler Allah’ın emir ve izniyle çeşitli şekil ve kılıklara bürünebilirler.

5-) Melekler gözle görünmezler. Onların görünmeyişleri, yok olduklarından değil, insan gözünün onları görebilecek kabiliyet ve kapasitede yaratılmamış olmasındandır.

6-) Melekler gaybı bilemezler. Çünkü gaybı, ancak Allah bilir.

Meleklerin görevleri:

CEBRAİL: Allah tarafından vahiy getirmekle görevlidir. AZRAİL: Ölüm meleğidir. MİKAİL: Tabiat olayları ve yaratıkların rızıklarını idare etmekle görevlidir. İSRAFİL: Sura üfürmekle görevli melektir. KİRAMEN KÂTİBİN: insanın sağında ve solunda bulunan iki meleğin adıdır. Sağdaki melek iyi iş ve davranışları, soldaki ise kötü iş ve davranışları tesbit etmekle görevlidir. MÜNKER VE NEKİR: Ölümden sonra kabirde sorgu ile görevli iki melektir. HAMELEİ ARŞ: Arşı taşıyan meleklerin adıdır. MUKARREBUN VE İLLİYYÜN: Allah’ı tesbih ve anmakla görevli olup, Allah’a çok yakın ve onun katında şerefli mevki bulunan meleklerdir.

Cin ne demektir?

Sözlükte gizli ve örtülü varlık görülmeyen şey anlamına gelen cin, terim olarak duyu organlarıyla algılamayan, çeşitli şekillere girebilen, ateşten yaratılmış, manevi, ruhani ve gizli varlıklara verilen addır.

Cinler çeşitli şekillere girebilecek ve insanların yapamayacağı bazı işlerin üstesinden gelebilecek yetenekte yaratılmıştır. Cinlerin mutlak gayba dair bilgileri yoktur. Ancak hayat sürelerinin uzunluğu, ruhani ve manevi varlıklar olmaları, meleklerden haber çalmaları gibi sebeplerle, insanların bilmediği, geçmişe ve şu ana ait bazı olayları bilebilirler. Cinler de insanlar gibi iman ve ilahi emirlere iteat etmekle yükümlüdürler.

Şeytan ne demektir?

Gözle görünmeyen fakat varlığı kesin olan, azgınlık ve kötülükte çok ileri giden, kibirli, asi, insanları saptırmaya çalışan cinlere şeytan adı verilir.

C-) KİTAPLARA İMAN:

Kitap, sözlükte yazmak ve yazılı belge anlamına gelir. Terim olarak ise, Allah Telanın kullarına yol göstermek ve aydınlatmak üzere peygamberine vahyettiği sözlere ve bunun yazıya geçirilmiş şekline denir. Çoğulu kütüp’dir. Hıristiyan ve Yahudilere ilahi kitap olarak İncil ve Tevrat verildiğinden onlara Ehli Kitap denilmiştir.

Büyük kitaplar ve sayfalar nelerdir?

TEVRAT: Hazreti Musa’ya indirilmiştir. ZEBUR: Hazreti Davud’a indirilmiştir. İNCİL: Hazreti İsa’ya indirilmiştir. KURAN’I KERİM: Hazreti Muhammed’e indirilmiştir. Hazreti Âdem 10 sahife, Hazreti İbrahim 10 sahife, Hazreti İdris 30 sahife, Hazreti Şit 50 sahife.

Kuran’ın konuları nelerdir?

1-) İtikat, 2-) İbadetler, 3-) Muamelat, 4-) Ukubat, 5-) Ahlak, 6-) Nasihat ve tavsiyeler, 7-) vaad ve Vaid, 8-) İlmi gerçekler, 9-) Kıssalar, 10-) Dualar.

Kuranı diğer kutsal kitaplardan ayıran özellikler:

1-) O peygamberimize Cebrail aracılığıyla diğer kutsal kitaplarda olduğu gibi toptan değil, zamanın ve olayların akışına göre ayetler ve sureler halinde indirilmiştir.

2-) Kuran en son kitaptır ve ondan sonra başka bir ilahi kitap gelmeyecektir.

3-) Kuran, bize kadar hiç bozulmaya de değiştirilmeye uğramadan gelmiş, kıyamete kadar da öyle kalacaktır.

4-) O Peygamber Efendimizin en büyük mucizesidir.

5-) Kuranın kapsadığı yüce gerçekler kıyamete kadar bütün insanların ve çağların ihtiyaçlarını karşılayacak değerdedir.

6-) Kuran’ın bir başka üstünlüğü kolay ezberlenebilmesidir. Bu özellik tarihte hiçbir kitaba nasip olmamıştır.

7-) Kuran aynı zamanda başka din mensupları arasındaki ihtilafları çözüme kavuşturacak bir özelliğe sahiptir.

D-) PEYGAMBERLERE İMAN:

Peygamber, Farsça’da haber taşıyan ve elçi anlamlarına gelir. Dini terim olarak Allah’ın kulları arasında seçtiği ve vahiyle şereflendirerek emir ve yasaklarını insanlara ulaştırmak üzere görevlendirdiği elçiye peygamber denir.

Resul yeni bir kitap ve yeni bir şeriatla insanlara gönderilen peygambere denilir. Nebi de Allah’ın emir ve yasaklarını insanlara haber veren, fakat yeni bir kitap ve yeni bir şeraitle gönderilmeyip önceki bir peygamberin kitap ve şeriatını ümmetine bildirmeye görevli olan peygamberdir. Çoğulu enbiyadır.

Peygamberlere olan ihtiyaç ve peygamber gönderilmesindeki hikmet:

1-) İnsanlar kendi akıllarıyla Allah’ın varlığını, birliğini anlayabilirlerse de, bunun ötesinde ona birtakım yüce sıfatları tamamen anlayamazlar. Allah’a nasıl ibadet edileceğini, ahiretle ilgili durumları dosdoğru bilemezler. En kısa ve pürüzsüz bir yoldan giderek dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşmak ancak peygamberlerin buyruklarını yerine getirmekle mümkün olabilir. İşte yüce Allah insanların ihtiyaçlarını gidermek için peygamberler göndermiştir.

2-) Eğer peygamber gönderilmemiş olsa insanlar, gerçek, iyi doğru ve güzeli bulmada, faydalı ve zararlıyı ayırt etmede zorlanacaklar, bunun için çok zaman harcayacaklar. İşte bu sebeple peygamberler gönderilmiştir.

3-) İnsanın beşli işlerle sorumlu ve yükümlü tutulabilmesi ve bundan dolayı onlara sevap ve ceza verilebilmesi için bilgilendirilmesine bunun için de peygamber gönderilmesine ihtiyaç vardır.

4-) Peygamberler sanat, ziraat ve çeşitli meslekleri topluma öğretmek suretiyle medeniyete, kültüre ve toplumsal gelişmeye katkıda bulunmuşlardır.

Peygamberin sıfatları

SIDK: Doğru olmak demektir. Her peygamber doğru ve dürüst bir insandır. EMANET: Güvenilir olmak demektir. Peygamberlerin hepsi emin ve güvenilir kişilerdir. İSMET: Günah işlememek demektir. FETANET: Peygamberlerin akıllı, zeki ve uyanık olmaları demektir. 5-) TEBLİĞ: Peygamberlerin Allah’tan aldıkları buyrukları ve yasakları ümmetlerine eksiksiz iletmeleri demektir.

Kuran’da ki geçen peygamberler kimlerdir?

Âdem, İdris, Nuh, Hud, Salih, Lut, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup, Yusuf, Şayb, Harun, Musa, Davud, Süleyman, Eyyub, Zülkif, Yunus, İlyas, Elyesea, Zekeriya, Yahya, İsa, Muhammed

Bunlardan başka Kuran’da üç isim daha zikredilmiştir. Fakat onların peygamber mi, veli mi oldukları konusunda fikir ayrılığı vardır. Bunlar Üzeyr, Lokman ve Zülkarneyn’dir.

Peygamber Efendimizin Üstünlükleri nelerdir?

1-) Hazreti Peygamber yaratılmışların en üstünü ve en hayırlısı, Allah’ın en sevgili kuludur.

2-) Onun peygamberliği bütün insanlığı kapsamına alır. Hâlbuki öteki peygamberler belli topluluklar için gönderilmişlerdir.

3-) Öteki peygamberlerin peygamberliği belli bir zaman dilimini içine alırken, onun peygamberliği kıyamete kadar sürecektir. O son peygamberdir; ondan başka peygamber gelmeyecektir.

4-) Onun getirdiği din en mükemmel dindir. İslam öncesi dinlerin hükümlerini kaldırmıştır.

Peygamberler arasında dereceler var mıdır? Peygamberler arasında derece farklılıkları vardır. Peygamberler içerisinde en üstünü Hazreti Muhammettir. Hazreti Peygamberden sonra derece itibariyle Hazreti Nuh, İbrahim, Musa ve İsa’nın içinde yer aldığı ülül-azm peygamberler, daha sonra resuller, daha sonrada diğer nebiler gelir.

Ülül Azm peygamberler ne demektir?

Ülül-azm peygamberler, aldıkları ağır görev ve yüklendikleri sorumluluk karşısında herhangi bir yılgınlık göstermeden dini insanlara tebliğ görevini yerine getiren, bütün zorluklara göğüs germede azim ve sebat gösteren peygamberler demektir.

Vahiy ne demektir?

Sözlükte gizli konuşma, gönderme, emir, işaret gibi anlamlara gelen vahiy, Allah Teala’nın dilediği şeyleri peygamberlerine bildirmesi, Allah’la elçi arasında bir çeşit gizli ve süratli haberleşme, Allah’ın elçisinin kalbine indirdiği şey demektir.

Vahiy ile ilham arasında fark var mıdır?

Vahiy ile, ilham arasında fark vardır. Vahiy peygambere gelir. Allah tarafından korunur ve gözetim altında peygambere ulaşır. İlham ise korunmuş değildir, yanılma payı vardır ve bilinç dışı olarak Allah’ın sevgili kullarının kalbinde beliriverir.

Vahiy çeşitleri nelerdir?

1-) Doğru rüyalar. Peygamberimizin gördüğü rüyalar, daha sonra gerçek hayatta aynen meydana gelirdi.

2-) Peygamberimiz uyanıkken, Cebrail tarafından vahyin onun kalbine bırakılmasıdır.

3-) Cebrail’in insan şekline girerek getirdiği vahiy, vahiy.

4-) Cebrail, görünmeden çıngırak sesine benzer bir ses halinde vahyin gelmesidir.

5-) Cebrail’in Hazreti Peygamber’e uyku halinde getirdiği vahiydir. Bu tür vahiyle alınan söz Kuran değildir.

6-) Cebrail’in kendi asli şekliyle getirdiği vahiydir. Bu şekliyle vahiy iki defa gerçekleşmiştir. Birincisi Peygamberliğinin ilk günü Hıra’da iken, ikincisi de miraçta meydana gelmiştir.

7-) Vahyi Hazreti Peygamber’in doğrudan Allah’tan alması veya perde arkasından Allah’la konuşması şeklinde gerçekleşen vahiydir.

Mucize nedir?

Sözlükte insanı aciz bırakan, karşı konulmaz, olağanüstü garip ve tuhaf şey anlamına gelen mucize terim olarak yüce Allah’ın, peygamberlik iddiasında bulunan peygamberini doğrulamak ve desteklemek için yarattığı, insanların benzerini getirmekten aciz kaldığı olağanüstü olay diye tanımlanır.

Bir olayın mucize sayılabilmesi için hangi şartlar gereklidir?

1-) Mucize peygamberlerde meydana gelir. Peygamber olmayan birinin gösterdiği olağan üstülüğe mucize denemez.

2-) Mucize tabiat kanunlarına aykırı bir olaydır.

3-) Mucize peygamberin iddiasına uygun olur. ‘Dağı yerinden kaldıracağım’ diyen birisinin denizi yarması mucize sayılmaz.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !